Aşkın Işığı 
Hikaye Program Lirikler Fragman Galeri İletişim EN

Pınar Altanoğlu Salman
Nazlı Özpay
Batur Belirdi Seda Orsel
Tuğba Özkul
Paul wm Strachan Gülce Özen Gürkan Kommander Keen
Jörn Fröhlich Aslı Ersüzer Sıla Öztürk
Gül Arguner Yves Emo
Gülçin Uzunalan Pete Hillman

İşinde çok başarılı ve işini hayatının merkezine koymuş, otuzlu yaşlarının sonuna gelmiş bir işadamı bir gün, "Adı Olmayan Adam" isimli bir şarkı dinler ve bu şarkının verdiği ilhamla hayatını değiştirecek bir karar verir. O güne kadar yaptığı bütün işleri bir kenara koyar ve kendini, yazarken ve yazdıklarını yaşarken bulur.
İşadamının yazmaya başladığı hikaye, Kuzey Avrupa’nın volkanik bir bölgesinde, yüzyıllar öncesinin bir krallığında başlar. Kralın güzel kızı ile sağ kolu olan cesur şövalye çocukluklarından beri birbirlerine aşıktır. Ancak, kralın prensesi yirmibir yaşına geldiğinde başka bir kralın oğluyla evlendirmeye söz vermiş olması nedeniyle, iki aşık aşklarını gönüllerine gömmüşlerdir. Ta ki, bir gün krallık şatosunun bahçesinde karşılaşıncaya kadar...
O karşılaşma anı bir dönüm noktası olur ve şövalye ile prenses bahçede karşılıklı diz çökerek kuşların, çiçeklerin ve "Aşk" ın huzurunda ve birbirlerinin şahitliğinde evlenirler. Ancak kralın kıskanç gelini Vika da o ana şahit olmuştur ve gördüklerini krala anlattığında çok öfkelenen kral, şövalyeyi ertesi günün şafağında idam ettirir. Ne var ki, cesur şövalyenin asıldığı şafakta güzel prenses de kaybolur ve bir daha güzel prensesi ne gören olur, ne de ondan bir haber alan...
İkinci bölümde ise narin, kıpkırmızı bir gelinciğe aşık olan kara bir kartalın hikayesi girer devreye... Rivayetlere göre, bir kartal kırk yaşlarına geldiğinde, tüyleri fazlasıyla sertleşmiş, tırnakları körelmiş, gagası ise fazlaca kıvrılmış olduğu için, artık eskisi
kadar iyi uçamaz ve avlanamaz. Bu nedenle de gücü tamamen tükenmeden önce bir dağın doruğuna uçar ve orada hayati bir karar verir. Ya pes edip o dorukta ölecek ya da hayata asılıp her ne pahasına olursa olsun devam edecektir.
Ancak, eğer kartalın kararı yaşamaktan yanaysa, beş aylık çok zorlu bir dönem beklemektedir onu... Önce, gagasını kırılana kadar kayalara vurur ve gaga parçalanıp düştüğünde bir ay yeni gagasının çıkmasını bekler. Sonra, yeni gagasıyla körelmiş tırnaklarını söker teker teker... Ve bir ay da yeni tırnaklarının çıkması için bekler. En sonunda da, yeni çıkmış tırnaklarıyla kanat tüylerini yolar ve yeni tüylerin çıkıp, güçlenmesi için bir ay daha bekler. Ve nihayet, acılarla dolu bu beş ay bittiğinde, genç kanatları, sipsivri tırnakları ve güçlü gagasıyla sanki hayata yeniden doğar kartal…
İşte hikayenin ikinci bölümünde, güzel gelinciğine aşık cesur kartal da, aşkı uğruna bu yeniden doğuş sürecini seçer. Sevgili gelinciği de bu süreçte onu hiç yalnız bırakmaz. Gönlünde hep onunla birliktedir, o doruğa bakan yamaçta... Beş aylık o acılarla dolu dönem bittiğinde ise,
o muhteşem "yeniden doğuş" uçuşunu yapar kartal ve gelinciğinin yanına konar. Ancak bu kez de gelinciğin, zaten kısacık olan ömrü tükenmek üzeredir. Sonunda, iki aşık kaderlerine boyun eğer ve elele, göz göze uykuya teslim olurlar.

Hikayenin son bölümü ise, iki aşığın uykularında aynı rüyayı görmeleri ve o rüyalar aleminde bir daha hiç ayrılmamak üzere "Bir" olmalarıyla başlar... Ve ardından, gerçek aşıklara mucizeler armağan ettiğine inanılan efsanevi Kuzey Işıkları ("Aurora Borealis"), kartal ile gelinciğin uykuya daldığı yamaca vurur...

Kartal ile gelincik, Kuzey Işıkları’nın aydınlattığı sabaha, cesur şövalye ve güzel prenses olarak uyanmışlardır. Hikayeyi yazan işadamı, nihayet kendini ifade edebilmiş olmanın keyfini yaşarken, belki farkına bile varmadan evrene yaydığı o coşkulu aşk da gerçek hayatta vücut bulmuştur...


Ve... "Yeni bir dans başlar, Aşk için..."
Sponsorlar Linkler